Altın Rekorlara Doymuyor: Peki Bitcoin Neden Eşlik Etmiyor? Dev Şirket, Sebeplerini Sıraladı!

Kripto varlık yönetim şirketi NYDIG, küresel piyasalarda yaşanan son dalgalanmalar ışığında Bitcoin ve altının performansını mercek altına aldı.

NYDIG Küresel Araştırma Direktörü Greg Cipolaro tarafından kaleme alınan analizde, jeopolitik gerilimlerin arttığı dönemlerde yatırımcıların neden altına yöneldiği, Bitcoin’in ise kısa vadede neden baskı altında kaldığı ayrıntılı biçimde ele alındı.

Analize göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa ülkelerine yönelik yeni gümrük vergileri tehdidi ve Grönland merkezli jeopolitik söylemleri, hafta sonu küresel piyasalarda sert bir “riskten kaçış” dalgası yarattı. Bu süreçte ABD vadeli endeksleri gerilerken volatilite yükseldi, kripto para piyasası değer kaybetti, buna karşılık altın fiyatları tarihi zirvelere doğru hızla tırmandı. Trump’ın daha sonra söylemlerini kısmen yumuşatması piyasaları geçici olarak rahatlatsa da, ani politika açıklamalarının kripto piyasaları üzerinde hâlâ güçlü bir kısa vadeli etki yarattığı belirtildi.

NYDIG analizinde, Bitcoin’in teoride jeopolitik ve makroekonomik belirsizliklere karşı bir korunma aracı olarak görülse de, pratikte hâlâ riskli varlıklar gibi davrandığı ifade edildi. Cipolaro’ya göre Bitcoin’in ABD hisse senetleriyle olan 90 günlük korelasyonu yaklaşık 0,51 seviyesinde bulunuyor. Bu durum, piyasalarda stres arttığında Bitcoin’in de hisselerle birlikte satıldığını ve “makro hedge” rolünü tam olarak üstlenemediğini gösteriyor.

Raporda, Bitcoin’in spot ETF’lerin devreye girmesiyle birlikte kurumsal yatırımcılar nezdinde önemli ilerleme kaydettiği kabul edilse de, altının hâlâ çok daha köklü bir yere sahip olduğu belirtildi. Altın, onlarca yıldır portföylerde stratejik bir varlık olarak konumlanırken, Bitcoin’in çoğu kurum tarafından hâlâ taktiksel ve sınırlı bir pozisyon olarak değerlendirildiği ifade edildi. Bu durum, belirsizlik dönemlerinde sermayenin öncelikle altına yönelmesine neden oluyor.

NYDIG’e göre stresli piyasa koşullarında likidite ihtiyacı belirleyici oluyor ve bu dinamik Bitcoin’in aleyhine çalışıyor. Bitcoin’in 7/24 işlem görebilen yüksek likiditeli bir varlık olması, yatırımcıların nakit yaratmak için onu hızlıca satmasına yol açıyor. Altın ise bu tür dönemlerde “likidite havuzu” işlevi görerek portföylere daha istikrarlı bir sığınak sunuyor.

Analizde, altın ile Bitcoin arasındaki temel farklardan birinin zaman ufku olduğu belirtildi. Piyasalar mevcut jeopolitik riskleri geçici ve yönetilebilir olarak fiyatladığı sürece, kısa vadeli belirsizliklere karşı daha etkili olan altın tercih ediliyor. BTC’nin ise esas gücünü uzun vadeli parasal bozulma, güven erozyonu ve sistemik risklere karşı bir korunma aracı olarak gösterdiği, bu nedenle haftalar değil yıllar ölçeğinde anlam kazandığı belirtildi.

NYDIG, son dönemde büyük Bitcoin sahiplerinden gelen satışların da fiyat üzerinde baskı oluşturduğunu hatırlattı. Geçmişte milyarlarca dolarlık satış yapan büyük cüzdanlara ek olarak, son haftalarda da uzun süredir elde tutulan BTC’lerin borsalara taşındığına dikkat çekildi. Buna karşılık merkez bankalarının altın alımlarını sürdürmesi, iki varlık arasındaki ayrışmayı derinleştiriyor.

Öte yandan ABD’de kripto para mevzuatına ilişkin yaşanan son aksaklıkların da piyasa algısını olumsuz etkilediği ifade edildi. Senato’daki piyasa yapısı tasarısının askıya alınması ve Coinbase CEO’su Brian Armstrong’un tasarıya yönelik eleştirileri, düzenleyici belirsizliğin kısa vadede devam edeceğine işaret ediyor.

NYDIG’e göre tüm bu faktörler, Bitcoin’in kısa vadede altına kıyasla zayıf performans göstermesine neden oluyor. Ancak Cipolaro, uzun vadeli yatırım tezinin geçerliliğini koruduğunu ve BTC’nin yapısal rolünün zaman içinde daha net ortaya çıkabileceğini savunuyor.

*Yatırım tavsiyesi değildir.

Özel haberler, analizler ve on-chain verileri için Telegram grubumuzu, Twitter hesabımızı ve Youtube kanalımızı hemen takip edin! Ayrıca Android ve IOS Uygulamalarımızı indirerek canlı fiyat takibine hemen başlayın!