Kripto para ve küresel makroekonomi piyasaları hareketli bir haftaya sert bir düşüşle başladı. Bitcoin (BTC), kaldıraçlı işlemlerin de tetiklemesiyle saatler içinde milyonlarca doları silerek 76.000 dolar seviyelerine kadar geriledi.
Programda bir araya gelen önde gelen finans stratejistleri; küresel tahvil piyasalarındaki değişimi, FED’in faiz çıkmazını ve emtia piyasalarındaki son teknik görünümleri masaya yatırdı.
Programın açılışında, Bitcoin’in sert bir düşüşle 76.000 dolara gerilediği ve bu süreçte piyasada 661 milyon dolarlık bir likidasyon yaşandığı belirtildi. Uzmanlar, yatırımcıların bu tür sert dalgalanmalardan korunması için kaldıraçlı işlemlerden uzak durması gerektiğinin altını bir kez daha çizdi.
Düşüşün arkasında küresel tahvil krizinin yanı sıra Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler ile ABD, Çin ve İran hattındaki diplomatik gelişmelerin de payı olduğu eklendi.
Analist James Lavish, global tahvil piyasalarında ciddi bir çatırdama yaşandığını belirten Lavish, borca dayalı itibari para sistemlerinin kaldıraç yükü nedeniyle alarm verdiğini ifade etti.
Japonya’nın 10 ve 30 yıllık uzun vadeli tahvil getirilerinin son 40 yılın en yüksek seviyelerine fırladığına dikkat çeken Lavish, Almanya, Fransa, İngiltere ve ABD tahvil getirilerinin de paralel şekilde yükseldiğini aktardı.
ABD 10 yıllık tahvil getirisinin %4,6 seviyelerine tırmanmasının konut kredileri (mortgage), kredi kartları ve otomobil kredilerini doğrudan yukarı çektiğini söyleyen Lavish, piyasadaki enflasyonist baskılar nedeniyle FED’in faiz indirmesinin çok zor olduğunu, erken bir faiz indiriminin tahvil getirilerini daha da patlatacağını savundu.
CoinRoutes eski CEO’su Dave Weisberger, keynesyen enflasyon modellerini eleştirdi ve para basımının doğrudan paranın değerini düşürdüğünü belirtti.
ABD yönetimlerinin son 40 yıldır politikalarını “tüketici enflasyonunu düşük tutarken varlık fiyatlarını yukarı fırlatmak” üzerine kurduğunu söyleyen Weisberger, bunun da toplumda derin bir “K-şekilli ekonomi” (zenginlerin varlıklarının zirve yapması, işçi sınıfının ise reel ücretlerinin erimesi) yarattığını ifade etti.
Weisberger, hem cumhuriyetçilerin hem de demokratların bütçe açıkları vererek sürekli para harcadığını savundu. Devletin ve ekonominin bu yüksek varlık fiyatlarına (borsadaki yükselişe) göbekten bağlı olduğunu, çünkü borsanın çökmesi durumunda sermaye kazancı vergilerinin buharlaşacağını ve bütçe açığının 2 trilyon dolardan 5 trilyon dolara fırlayacağını hatırlattı.
Piyasadaki likiditeyi aslında fiyatların kendisinin yarattığını savunan McGlone, borsa kapitalizasyonunun ABD GSYİH’sine oranının (2.5 katı) tarihsel olarak uç noktalarda olduğunu söyledi. Bitcoin konusunda 2024 itibarıyla daha ayı yönlü bir faza geçildiğini belirten McGlone, Bitcoin’i “temkinli short pozisyon” listesinde tutmaya devam ettiğini açıkladı.
Ayrıca ham petrolün varil fiyatının, ABD’deki arz fazlası nedeniyle en nihayetinde üretim maliyeti olan 55 dolar seviyelerine geri çekilmesini beklediğini ekledi.
Mike McGlone ise bu tür küresel jeopolitik olayların piyasada “kripto dolarların” (Tether gibi) yayılımını artırdığını, ancak fiyat bazında token piyasasındaki köpüğün temizlenme sürecinin (ayı piyasası dinamiklerinin) halen masada olduğunu hatırlattı.
*Yatırım tavsiyesi değildir.




