Vitalik Buterin, Ethereum (ETH) ağının uzun süredir tartışılan “blockchain üçlemi”ni (güvenlik, merkeziyetsizlik ve ölçeklenebilirlik) fiilen çözdüğünü savundu.
Buterin, son protokol yükseltmeleriyle birlikte Ethereum’un “temelden yeni ve çok daha güçlü bir merkeziyetsiz ağ” haline geldiğini belirterek, ağın artık aynı anda yüksek güvenlik, güçlü merkeziyetsizlik ve yüksek bant genişliği sunabildiğini söyledi.
Buterin, X üzerinden yaptığı paylaşımda, PeerDAS (Eşler Arası Veri Kullanılabilirliği Örneklemesi) ve ZK-EVM’lerin (Sıfır Bilgi Ethereum Sanal Makineleri) birleşiminin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını savundu. PeerDAS’in 2025 itibarıyla mainnet üzerinde devreye alındığını hatırlatan Buterin, ZK-EVM’lerin ise performans açısından üretim kalitesine ulaştığını, geriye kalan ana başlığın güvenlik olduğunu ifade etti. ZK-EVM’lerin 2026’dan itibaren ağın sınırlı bölümlerinde kullanılmasının beklendiğini de ekledi.
Ethereum’un geldiği noktayı geçmişteki iki büyük eşler arası ağ modeliyle karşılaştıran Buterin, BitTorrent’in (2000) yüksek bant genişliği ve merkeziyetsizlik sunmasına karşın uzlaşıdan yoksun olduğunu, Bitcoin’in ise güçlü uzlaşı ve merkeziyetsizlik sağlamasına rağmen düşük bant genişliğiyle sınırlı kaldığını belirtti. Buterin’e göre Ethereum, PeerDAS ve ZK-EVM’lerle birlikte bu üç özelliği aynı anda sunabilen ilk canlı sistem haline geliyor.
Buterin, bunun teorik bir vaat değil, çalışan kodla hayata geçirilmiş bir gelişme olduğunu savundu. Veri erişilebilirliği örneklemesinin halihazırda mainnet üzerinde aktif olduğunu, ZK-EVM’lerin ise performans tarafında üretim seviyesinde bulunduğunu söyleyen Buterin, önümüzdeki dört yıl için de bir yol haritası paylaştı.
Buna göre 2026’da BAL’ler ve ePBS sayesinde ZK-EVM’e bağımlı olmayan gas limit artışları ve ilk ZK-EVM node’larının çalıştırılması mümkün olacak. 2026–2028 döneminde gas yeniden fiyatlamaları, durum (state) yapısında değişiklikler ve yürütme yüklerinin blob’lara taşınması gibi adımlarla daha yüksek gas limitleri güvenli hale getirilecek. 2027–2030 arasında ise ZK-EVM’in blok doğrulamada ana yöntem haline gelmesiyle çok daha büyük gas limit artışları hedefleniyor.
Buterin ayrıca, uzun vadede “dağıtık blok üretimi” vizyonuna da dikkat çekti. Nihai hedefin, bir bloğun hiçbir zaman tek bir noktada tamamen oluşturulmadığı bir mimariye ulaşmak olduğunu belirten Buterin, bunun kısa vadede zorunlu olmadığını ancak ağın bu kapasiteye sahip olmasının önemli olduğunu söyledi. Blok oluşturma yetkisinin mümkün olduğunca dağıtılması gerektiğini savunan Buterin, bunun hem protokol içi çözümlerle hem de protokol dışı, dağıtık blok üretici pazarlarıyla sağlanabileceğini ifade etti. Bu yaklaşımın, merkezi müdahale riskini azaltmasının yanı sıra coğrafi adaleti de güçlendireceğini kaydetti.
*Yatırım tavsiyesi değildir.




