Kripto para piyasasında yatırımcıların yalnızca FED’in politikalarını değil, Japonya’daki faiz ve yen hareketlerini de yakından takip etmesi gerektiğine dikkat çekiliyor. EasyA kurucu ortağı Dom Kwok, Japon yeninin küresel piyasalar ve özellikle Bitcoin ile altcoinler gibi riskli varlıklar açısından neden önemli olduğunu değerlendirdi.
Kwok’a göre Japonya’da uzun yıllar boyunca sıfıra yakın, hatta negatif seviyelerde seyreden faiz oranları küresel yatırımcılar için önemli bir ucuz likidite kaynağı oluşturdu. Yatırımcılar düşük faizle yen borçlanarak bu fonları dolar gibi diğer para birimlerine çevirdi ve ardından hisse senetleri, tahviller ve kripto paralar gibi daha yüksek getiri potansiyeline sahip varlıklara yöneldi.
Piyasalarda “yen carry trade” olarak bilinen bu strateji, küresel piyasalara önemli miktarda ucuz sermaye akışı sağlarken riskli varlık fiyatlarının yükselmesini de destekledi.
“Carry Trader İşlemlerinin Karlılığının Azalması, Kripto Paralar Gibi Riskli Varlıkları Olumsuz Etkileyebilir”
Kwok, zayıf yenin carry trade işlemlerini daha cazip hale getirdiğini ve bu durumun kripto para piyasasına likidite akışını destekleyebildiğini belirtti. Buna karşılık yenin güçlenmesi ve Japonya’da faiz oranlarının yükselmesi, söz konusu işlemlerin kârlılığını azaltabiliyor.
Böyle bir senaryoda yatırımcıların yen cinsinden borçlarını kapatmak için pozisyonlarını azaltması gerekebiliyor. Bu süreçte hisse senetleri ve kripto paralar gibi riskli varlıkların satılması, Bitcoin ve altcoinler üzerinde sert satış baskısı oluşturabiliyor.
Kwok, Ağustos 2024’te yaşanan gelişmeleri buna örnek gösterdi. Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) faiz oranını yüzde 0,25’e yükseltmesinin ardından yen hızla değer kazanmış, carry trade pozisyonlarında çözülme yaşanmış ve küresel piyasalarda volatilite belirgin şekilde artmıştı. Kripto para piyasası da bu dönemde küresel riskten kaçış hareketinden olumsuz etkilenmişti.
*Yatırım tavsiyesi değildir.




