Kripto para sektörünün merakla beklediği yasal düzenlemeler hakkında konuşan eski JP Morgan ve Citi yöneticisi Austin Campbell, sektörün “Clarity Act” olarak bilinen piyasa yapısı yasasına bakışını değiştirecek açıklamalarda bulundu.
Campbell, yasanın geçip geçmemesinden ziyade, içeriğinin kalitesinin ve kurumların yaklaşımlarının çok daha kritik olduğunu savundu.
Campbell, özellikle büyük bankaların stablecoin getirileri (yield) üzerindeki yasak taleplerini eleştirdi. Bankaların, stablecoin bir tehdit olarak gördüğü için bu getirileri engellemeye çalıştığını belirten Campbell, bunun büyük bir hata olduğunu savundu:
“Büyük bankalar, stablecoin getirilerine karşı çıkarak aslında kendi fonlama maliyetlerini artırıyor ve ABD dolarının küresel rekabetçiliğine zarar veriyor. Stablecoinlerin rezervleri çoğunlukla banka mevduatları ve hazine bonoları gibi araçlarda tutuluyor. Bankalar, bu sistemin en büyük yararlanıcısı olabilecekken, konuyu anlamayan liderler yüzünden kendi çıkarlarına karşı lobicilik yapıyorlar.”
Campbell, Senato’daki siyasi çekişmeler ve büyük kurumlar arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle yasanın geçmeme ihtimalinin yüksek olduğunu ifade etti. Ancak bunun dünyanın sonu olmadığını da ekledi.
Analiste göre stablecoinler ilgili “Genius Act” (veya benzeri stablecoin düzenlemeleri) geçtiği için Clarity Act’in önemi bir miktar azaldı. Artık bankaların bu alana girmesi için yasal bir zemin oluşmaya başladı.
Geleceğe dair iyimserliğini koruyan Campbell, 2035 yılına gelindiğinde tapu kayıtlarından ehliyetlere kadar birçok bilgi ve varlığın blockchain’e taşınacağını öngörüyor.
*Yatırım tavsiyesi değildir.




