FED yetkililerinden para politikasının geleceğine ilişkin yeni açıklamalar geldi. FED Başkan Yardımcısı Philip Jefferson, enflasyonun uzun süredir yüksek seyrettiğini ve kalıcı hale gelme riskinin devam ettiğini belirtirken, daha fazla faiz artışına ihtiyaç olup olmadığını değerlendirmek için zamana ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.
Jefferson, gelecekteki para politikası adımlarının ekonomik verilerdeki eğilimler, görünümdeki değişiklikler ve risk dengesi dikkate alınarak dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. ABD ekonomisindeki faaliyetlerin ve iş gücü piyasasının güçlü kalmaya devam ettiğini belirten Jefferson, artan enerji fiyatları, yapay zeka yatırımlarındaki hızlı büyüme ve gümrük vergileri gibi birden fazla faktörün ekonomi üzerinde aynı anda etkili olduğuna dikkat çekti.
FED Başkan Yardımcısı ayrıca Eylül ayındaki toplantının ardından ABD Hazine tahvili getirilerinin tüm vadelerde daha da yükseldiğini ve bunun yatırımcıların makroekonomik görünümü yeniden fiyatladığına işaret ettiğini söyledi. Jefferson, yeni veriler geldikçe FED’in enflasyonun yüzde 2 hedefine yeterince hızlı dönüp dönemeyeceğini ve buna uygun para politikası duruşunun ne olması gerektiğini değerlendirmeye devam edeceğini ifade etti.
Minneapolis FED Başkanı Neel Kashkari de enflasyonun kontrol altına alınabilmesi için ilave faiz artışlarına ihtiyaç duyulabileceğini söyledi. Kashkari, Ekim toplantısında faiz artışı yapılıp yapılmaması konusunda ise güçlü bir görüşe sahip olmadığını belirtti.
Kashkari’nin önceki projeksiyonunda bu yıl 25 baz puanlık bir faiz artışı ve 2027 yılında bir artış daha öngörülüyordu. Ancak Kashkari, Eylül toplantısından bu yana ABD ekonomisinin beklenenden daha güçlü performans gösterdiğini ve enflasyonun hâlâ fazla yüksek olduğunu söyledi.
Ekonomik büyümenin olağan dışı ölçüde güçlü kalması ve enflasyonun beklenenden daha dirençli seyretmesi halinde faizlerin mevcut beklentilerin ötesinde yükseltilmesi gerekebileceğini belirten Kashkari, sağlıklı iş gücü piyasası ve güçlü ekonomik görünümün mevcut para politikasının “özellikle kısıtlayıcı olmayabileceğine” işaret ettiğini ifade etti.
Kashkari ayrıca son dönemde finansal piyasalarda görülen dalgalanmaların sistemik bir risk oluşturmadığını ve ABD Hazine tahvili piyasasının faiz beklentilerindeki yeniden fiyatlamayı sağlıklı biçimde karşılayabildiğini söyledi.
*Yatırım tavsiyesi değildir.




