FED’in 28-29 Temmuz tarihlerinde gerçekleştireceği politika toplantısı, son yılların en öngörülemez faiz kararlarından birine sahne olabilir. “FED’in sözcüsü” olarak anılan Wall Street Journal muhabiri Nick Timiraos’a göre petrol fiyatlarındaki toparlanma, ABD’nin gümrük vergilerine ilişkin risklerin yeniden yükselmesi ve bazı Fed yetkililerinin faiz artışına daha açık mesajlar vermesi, faizlerin sabit tutulacağı yönündeki piyasa uzlaşısını zayıflatıyor.
CME Group verilerine göre piyasaların temmuz toplantısında faiz artırımı yapılacağına ilişkin beklentisi, geçen haftanın sonunda yaklaşık yüzde 10 seviyesindeyken üçte bire kadar yükseldi. Bu değişim, yatırımcıların enflasyon risklerini yeniden fiyatlamaya başladığını gösteriyor.
FED yetkilileri arasında yılın geri kalanında izlenecek para politikası konusunda daha önce de belirgin bir görüş ayrılığı bulunuyordu. 18 yetkilinin yarısı bu yıl en az 25 baz puanlık faiz artışı beklerken, diğer yarısı faiz oranlarında herhangi bir değişikliğe ihtiyaç olmadığını düşünüyordu.
FED Başkanı Kevin Warsh’ın göreve gelmesinden bu yana para politikasının yönüne ilişkin açık mesaj vermekten kaçınması da belirsizliği artırıyor. Warsh’ın ileriye dönük yönlendirme sunmaması nedeniyle yatırımcılar, FED’in olası kararını diğer yetkililerin konuşmaları ve ekonomik veriler üzerinden tahmin etmeye çalışıyor.
Petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi ve gümrük tarifelerinin tüketici fiyatları üzerinde ek baskı oluşturabileceği endişesi, FED’in enflasyonla mücadelede daha sıkı bir duruş benimseyebileceği beklentisini güçlendiriyor. Bununla birlikte, yetkililer arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle temmuz toplantısında faizlerin artırılması veya sabit bırakılması ihtimalleri arasındaki fark giderek daralıyor.
*Yatırım tavsiyesi değildir.




