FED’in faiz oranlarını sabit tutma kararına üç üyenin karşı çıkması, Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) içinde daha bağımsız ve ayrışan bir politika döneminin başlayabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi. Piyasa uzmanları, karar sonrasında tahvil getirilerinde sınırlı gerileme ve dolarda değer kaybı görülmesine rağmen Eylül ayında faiz artışı ihtimalinin ortadan kalkmadığını belirtti.
Nationwide Investment Management Group Baş Piyasa Stratejisti Mark Hackett, üç karşı oyun FED içinde yeni bir eğilimin işareti olabileceğini söyledi. Hackett, komite üyelerinin geçmişe kıyasla daha bağımsız hareket ettiğini ve ortak bir duruş görüntüsünü korumaya daha az önem verdiğini ifade etti.
Hackett, Citadel Securities’ın toplantı öncesinde faiz artışı çağrısı yapan bir rapor yayımladığını hatırlatarak kararın açıklanmasının ardından piyasalarda görülen yükselişi bir “rahatlama rallisi” olarak değerlendirdi. Bununla birlikte FED Başkanı Kevin Warsh’ın basın toplantısı öncesinde piyasanın yönüne ilişkin kesin bir sonuca varmak için erken olduğunu ekledi.
Baş Döviz ve Faiz Stratejisti Audrey Childe-Freeman ise kararın ardından tahvil getirilerinin gerilediğini ve doların zayıfladığını, ancak faiz artışını destekleyen üç karşı oyun FED’in şahin eğilimini koruduğunu gösterdiğini belirtti.
Childe-Freeman, FED’in ekonomik verileri izlemeye devam edeceğini ve Eylül toplantısında faiz artırımı ihtimalinin göz ardı edilemeyeceğini söyledi. Stratejiste göre, yüksek tahvil getirilerinin doları desteklediği yükseliş senaryosu yaz ayları boyunca geçerliliğini koruyor.
Kurumsal analist Chris Anstey ise piyasaların özellikle Warsh’ın basın toplantısı sırasında ve sonrasında ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisindeki hareketlere odaklanacağını ifade etti. Anstey, 10 yıllık tahvil getirisinin karar metni öncesindeki seviyesinin üzerine çıktığına dikkat çekti.
Uzun vadeli tahvil getirilerinin yükselmeye devam etmesinin, yatırımcıların FED’in enflasyonu kontrol altına almak için yeterince çaba göstermediğinden endişe duyduğunu gösterebileceğini belirten Anstey, bunun Warsh açısından olumsuz bir gelişme olacağını söyledi.
Anstey ayrıca ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’ın 10 yıllık tahvil getirisini ipotekler ve diğer krediler için temel gösterge olarak gördüğünü ve bu nedenle uzun vadeli faizlerdeki hareketin ekonomi yönetimi açısından da kritik önem taşıdığını ifade etti.
KPMG Başekonomisti Diane Swonk ise FED’in eylül ayında faiz artıracağı görüşünde olduğunu söyledi. Swonk, faiz artışının mevcut toplantıda yapılmasının daha doğru olacağını savunarak yüksek enflasyonun yaklaşık beş yıldır devam ettiğine dikkat çekti.
Enflasyonun ortaya çıkmasında tüm sorumluluğun Fed’e ait olmadığını belirten Swonk, buna rağmen para politikası yoluyla harekete geçme kararının merkez bankasının sorumluluğunda olduğunu ekledi. Swonk’a göre, uzun süredir devam eden aşırı fiyat artışları olağan dışı bir durum olmaktan çıkarak ekonomik sistemin kalıcı bir parçası haline gelme riski taşıyor.
*Yatırım tavsiyesi değildir.




