Makro yatırımcı Jordi Visser, Bitcoin ve kripto para piyasasına yönelik görüşlerinde önemli bir değişime işaret ederek yapay zekâ ile kripto altyapısının yakınlaşmasının sektör için yeni bir büyüme döneminin önünü açabileceğini söyledi.
Daha önce piyasalara daha temkinli yaklaşımıyla bilinen Visser için programda “daima ayıdan daima boğaya geçti” ifadesi kullanılırken Visser, özellikle kriptonun spekülasyondan gerçek kullanım alanlarına geçişinin kendisini iyimser yapan temel unsur olduğunu belirtti.
Visser’e göre kripto piyasası artık kritik bir aşamaya ulaşmış durumda. Ünlü yatırımcı, yükseliş beklentisinin yalnızca likidite koşullarına veya para basımına dayanmadığını, asıl önemli gelişmenin inovasyonun kripto altyapısına entegre edilmeye başlaması olduğunu savundu. Visser, kripto varlıkların yalnızca fiyat spekülasyonu için kullanılan araçlar olmaktan çıkarak günlük ekonomik faaliyetlerde kullanılmasının piyasa açısından çok daha önemli olduğunu söyledi.
Visser’in tezinin merkezinde ise yapay zekâ ajanları bulunuyor. Yatırımcıya göre gelecekte dijital ajanların kendi aralarında gerçekleştireceği yüksek hızlı işlemler mevcut finansal sistemden farklı bir ödeme altyapısına ihtiyaç duyacak. Visser, bu noktada stablecoinlerin ve Ethereum ile Solana gibi blockchain ağlarının önemli rol oynayacağını düşünüyor. Yapay zekâ ajanlarının işlem yapmaya başlamasıyla birlikte kripto ekosistemindeki kullanımın “parabolik” şekilde büyüyebileceğini öne süren Visser, önümüzdeki dönemi tüketici odaklı AI ajanlarının yaygınlaşacağı dönem olarak görüyor.
Bununla birlikte Visser, Bitcoin’in bu sistemde stablecoinlerle aynı görevi üstlenmeyeceğini düşünüyor. Analiste göre Bitcoin’in temel rolü ödeme aracı olmaktan çok uzun vadeli bir değer saklama ve teminat varlığı olmak. Visser, Bitcoin’in yüz milyonlarca insan tarafından dijital değer saklama aracı olarak seçildiğini belirterek varlığın çok sayıda ayı piyasasından sağ çıkmasını önemli bir dayanıklılık göstergesi olarak değerlendirdi.
Visser, Bitcoin’i gelecekte teknolojik dönüşümden tamamen etkilenmeyecek az sayıdaki varlıktan biri olarak görüyor. Yapay zekânın şirketleri, iş modellerini ve mevcut yatırımları hızla değiştirebileceğini belirten yatırımcı, Bitcoin’in diğer varlıklara karşı uzun vadeli bir portföy koruması sağlayabileceğini savundu. Analiste göre Bitcoin’in önemi, kısa vadede piyasa düştüğünde mutlaka yükselmesinden değil, teknolojik dönüşüm karşısında varlığını sürdürme ihtimalinin yüksek olmasından kaynaklanıyor.
Bitcoin’in son dönemde karşılaştığı temel problemin yatırımcıların başka alanlarda daha yüksek getiri araması olduğunu ifade eden Visser, yılın ilk bölümünde yapay zekâ yatırımlarının yükselmesi nedeniyle Bitcoin’e yönelmek için güçlü bir neden oluşmadığını söyledi. Ancak geleneksel finans ile kripto arasındaki bağlantının güçlenmeye başladığını savunan Visser, özellikle tokenizasyon, Ethereum, Solana ve diğer blockchain altyapılarının büyük sermayeyi sektöre çekebileceğini düşünüyor. Visser’e göre bu sermaye akışı zaman içinde Bitcoin’e de fayda sağlayacak.
Visser ayrıca Bitcoin’in geçmişteki ideolojik kimliğinin değişmekte olduğunu düşünüyor. Bitcoin’in hükümetlerden bağımsızlık ve merkeziyetsizlik fikrini savunan ilk yatırımcı kitlesinden daha geniş ve portföy çeşitlendirmesine odaklanan bir yatırımcı tabanına geçtiğini belirten Visser, bunu sistemlerin birbirini tamamen ortadan kaldırmak yerine zaman içinde birleşmesinin bir sonucu olarak yorumladı.
Ünlü yatırımcı son olarak Bitcoin’in uzun vadeli geleceğine ilişkin oldukça güçlü ifadeler kullandı. Visser, kripto ekosistemi ve mevcut fiat sistem içerisinde 20 yıl sonra da var olacağından emin olduğu tek teknolojinin Bitcoin olduğunu söylerken, teknolojik inovasyonun diğer birçok varlık ve şirketi hızla değiştirebileceğini ancak Bitcoin’in sistem içerisinde “teminat” ve “istikrar” rolünü koruyabileceğini savundu.
*Yatırım tavsiyesi değildir.




