Kripto para sektörünün tanınmış isimlerinden ve Castle Island Ventures’ın kurucu ortaklarından Nic Carter, Coin Stories programında Natalie Brunell’e verdiği röportajda ’in (BTC) geleceği, kuantum bilgisayarların oluşturduğu tehdit ve Satoshi Nakamoto’ya ait Bitcoin’lerin akıbeti hakkında dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Kuantum bilgisayarların önümüzdeki 10 yıl içerisinde Bitcoin’in kullandığı kriptografik sistemleri tehdit edebilecek kapasiteye ulaşacağını düşündüğünü belirten Carter, bu riskin şimdiden ele alınması gerektiğini savundu.
Carter, kuantum teknolojisinin gelişimine ilişkin beklentisini şu sözlerle dile getirdi:
“Kuantumun 10 yıl içinde o noktaya ulaşacağını düşünüyorum. Önümüzdeki 10 yıl içinde kesinlikle gerçekleşecek. Kuantum konusundaki zaman tahminimi öne çekiyorum.”
Bununla birlikte Carter’ın sözleri, Bitcoin’in 10 yıl içerisinde kesin olarak hackleneceği anlamına gelmiyor. Ünlü yatırımcı, kuantum bilgisayarların yeterli kapasiteye ulaşmadan önce Bitcoin ağının gerekli güvenlik güncellemelerini gerçekleştirebileceğini düşünüyor.
“Bitcoin’in Kuantum Tehdidine Karşı Güncellenmesi Gerekiyor”
Carter’a göre Bitcoin’in kuantum bilgisayarlara karşı korunabilmesi için yeni bir dijital imza sistemine geçiş yapılması gerekiyor.
Bu değişikliğin bir soft fork aracılığıyla gerçekleştirilebileceğini belirten Carter, güncellemenin ardından Bitcoin sahiplerinin varlıklarını yeni adreslere taşımalarının gerekeceğini söyledi.
Ancak söz konusu geçişin yıllar alabileceğine dikkat çekerek hazırlıklara şimdiden başlanması gerektiğini vurguladı.
Carter ayrıca Bitcoin’in geçmişte gerçekleştirdiği Taproot güncellemesinin, kuantum sonrası kriptografik imzaların ağa entegre edilmesi açısından önemli bir temel oluşturduğunu savundu.
Öte yandan yapay zekânın da kriptografik sistemler için belirsiz bir risk oluşturduğunu belirten Carter, yapay zekânın kuantum bilgisayarlardan bağımsız olarak mevcut şifreleme yöntemlerini kırabilecek matematiksel keşifler yapıp yapamayacağının henüz bilinmediğini ifade etti.
Büyük bir kripto para borsasının cüzdanlarının böyle bir gelişmeyle ele geçirilmesi durumunda Bitcoin’e duyulan güvenin ciddi şekilde sarsılabileceğini söyleyen Carter, bunun tüm piyasayı etkileyebilecek bir kriz yaratabileceği uyarısında bulundu.
Peki Nic Carter Bitcoin’lerini Sattı mı?
Röportajın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Carter’ın kuantum riskleri nedeniyle Bitcoin yatırımlarını azaltıp azaltmadığına ilişkin soruya verdiği yanıt oldu.
Carter, kuantum tehdidini ciddiye aldığını ve bu konuda kamuoyunu uyarması nedeniyle Bitcoin topluluğundan yoğun eleştiriler aldığını belirtti.
Buna rağmen kuantum endişeleri nedeniyle herhangi bir Bitcoin satışı gerçekleştirmediğini açıkladı.
Carter, Bitcoin’den tamamen uzaklaşmak yerine ağın güvenlik sorunlarının çözülmesini istediğini söyledi.
Ünlü yatırımcı ayrıca bireysel saklama yöntemlerinin beraberinde getirdiği risklere de değindi. Birden fazla üreticinin donanımının kullanıldığı çoklu imza sistemlerini güvenli seçeneklerden biri olarak değerlendiren Carter, Bitcoin ETF’leri veya profesyonel saklama hizmetlerinin kullanılmasının da makul olduğunu savundu.
Satoshi Nakamoto’nun Bitcoin’leri İçin Tartışmalı Öneri
Carter, Bitcoin’in yaratıcısı Satoshi Nakamoto’ya ve ilk dönem madencilere ait, uzun süredir hareket etmeyen Bitcoin’lerin kuantum tehdidi karşısındaki durumuna ilişkin de tartışma yaratabilecek bir öneride bulundu.
Bu Bitcoin’lerin sahipleri tarafından yeni güvenlik sistemlerine taşınamaması durumunda saldırganların hedefi hâline gelebileceğini belirten Carter, ABD hükümetinin yasal bir kurtarma operasyonuna izin vermesi gerektiğini savundu.
Carter’ın önerisine göre yetkilendirilmiş bir kuantum araştırma laboratuvarı, risk altındaki bu Bitcoin’leri kurtararak mahkeme gözetimindeki bir fona aktarabilir.
Ardından Satoshi Nakamoto veya ilk dönem madenciler, söz konusu Bitcoin’lerin kendilerine ait olduğunu kanıtlamaları durumunda varlıklarını geri alabilir.
Bu yöntemi rastgele bir saldırganın Bitcoin’leri ele geçirerek piyasada satmasına tercih edeceğini belirten Carter, böyle bir operasyonun ABD tarafından gerçekleştirilmesini Çin tarafından gerçekleştirilmesine tercih edeceğini de söyledi.
Ancak Carter, Bitcoin topluluğunun söz konusu varlıkları doğrudan dondurmaya yönelik bir değişikliği kabul etmesini beklemediğini ifade etti.
“Bu İki Sorun Çözülürse Bitcoin’in Geleceği Çok Parlak”
Kuantum tehdidine karşı güvenlik güncellemesinin gerçekleştirilmesi ve eski Bitcoin’lerin durumuna yönelik bir çözüm bulunması hâlinde Bitcoin’in geleceğine oldukça iyimser baktığını belirten Carter, bunları ağın önündeki en önemli iki sorun olarak değerlendirdi.
Yapay zekâ sektörünün büyük miktarda sermaye çekmesine rağmen Bitcoin’in güçlü kalmayı başardığını söyleyen Carter, küresel borç sorunlarının ve geleneksel finansal varlıklara yönelik güven kaybının da uzun vadede Bitcoin lehine gelişmeler olduğunu savundu.
*Yatırım tavsiyesi değildir.




