ABD’nin İran’a yönelik saldırısı sonrası analist Brian Cohen, Bitcoin (BTC) piyasasına ilişkin dikkat çekici bir senaryo analizi paylaştı. Cohen, olası bir çatışmanın hem Bitcoin arzını daraltabileceğini hem de stablecoin’ler üzerinden dijital dolarizasyonu hızlandırabileceğini belirtti.
Analiste göre İran, yaptırımlar nedeniyle uzun süredir Bitcoin’i yalnızca bir yatırım aracı değil, aynı zamanda ekonomik bir araç olarak kullanıyordu. Sübvansiyonlu elektrikle çalışan endüstriyel madencilik faaliyetleri sayesinde ülke, enerjisini Bitcoin’e dönüştürerek küresel sisteme dolaylı erişim sağlıyordu. Üretilen BTC’nin bir kısmının devlet kanalları üzerinden yönlendirilmesi ise İran’ı piyasada düzenli bir “marjinal satıcı” konumuna getiriyordu.
Cohen, olası bir çatışma ortamında İran’daki madencilik altyapısının zarar görmesinin küresel hashrate’te geçici düşüşe yol açabileceğini ifade etti. Bu durumun günlük piyasaya giren yeni Bitcoin miktarını azaltabileceğini ve üretimin daha istikrarlı ülkelerdeki, özellikle halka açık ve BTC biriktirme eğilimindeki Batılı şirketlere kayabileceğini söyledi. Böyle bir geçişin, “zorunlu satıcıdan stratejik tutucuya” dönüşüm anlamına gelebileceğini iddia etti.
Öte yandan yaptırımlar kapsamında İran bağlantılı kripto rezervlerinin dondurulması veya el konulması ihtimali de analizde önemli yer tuttu. Cohen’e göre erişilemeyen veya uzun vadeli saklamaya alınan coin’ler ekonomik olarak dolaşımdan çıkmış kabul edilir ve bu da likit arzın daralması anlamına gelir.
Çatışma sonrası iletişim altyapısının zarar görmesi halinde düşük yörüngeli uydu internet sistemlerinin devreye girebileceği belirtiliyor. Özellikle SpaceX’in Starlink ağı ve AST SpaceMobile altyapısının finansal erişimi yeniden tesis edebileceği ifade ediliyor.
Uydu internet erişiminin yaygınlaşması halinde vatandaşların küresel dijital piyasalara doğrudan erişebileceği, kripto cüzdanların mobil cihazlar üzerinden aktif şekilde kullanılabileceği ve geleneksel bankacılık sistemine bağımlılığın azalabileceği değerlendiriliyor.
Cohen ayrıca dijital dolarizasyon ihtimaline dikkat çekti. Modern yeniden yapılanma süreçlerinde fiziksel nakit yerine düzenlenmiş stablecoin’lerin kullanılabileceğini belirten analist, özellikle Circle tarafından çıkarılan USD Coin gibi varlıkların izlenebilirlik, programlanabilirlik ve yaptırım uyumu açısından avantaj sunduğunu ifade etti. Analiste göre stablecoin’ler kripto piyasalarına giriş kapısı işlevi görüyor. Dijital dolar kullanımının artması, cüzdan penetrasyonunu yükseltirken uzun vadede değer saklama talebinin Bitcoin’e yönelmesine zemin hazırlayabilir.
Cohen, bu süreci 2021’deki Çin madencilik yasağına benzetti. O dönemde hashrate’in hızla Batı’ya kaydığını ve kurumsal sahipliğin arttığını hatırlatan analist, İran kaynaklı bir şokun hashrate açısından daha küçük ancak jeopolitik sembolizm açısından daha güçlü olabileceğini savundu.
*Yatırım tavsiyesi değildir.