Kripto para piyasalarının en çok takip edilen stratejistlerinden Arthur Hayes, katıldığı bir programda Bitcoin ve küresel ekonomi hakkındaki güncel öngörülerini paylaştı.
Hayes, İran-İsrail gerilimi gibi jeopolitik krizlerin piyasalar üzerindeki etkisinin sınırlı olduğunu, asıl yıkıcı etkinin yapay zekanın iş gücü piyasasında yarattığı değişimden geleceğini savundu.
Hayes, İran ile yaşanan gerilimin yatırımcılar için tek bir kritik noktası olduğunu belirtti: Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışının devam edip etmeyeceği. Piyasanın sadece emtia akışına odaklandığını söyleyen Hayes, “Eğer petrol akıyorsa, piyasalar geri kalan insani trajediyle maalesef ilgilenmez” dedi.
Hayes’e göre petrol fiyatlarının 110-120 dolar seviyelerinde kalmasına rağmen sevkiyatın devam etmesi, piyasalarda bir rahatlama rallisine neden oldu.
Röportajın en dikkat çekici noktası, Hayes’in yapay zekayı Bitcoin için “en büyük risk” olarak tanımlamasıydı. Şirketlerin yapay zeka ajanları sayesinde daha az personelle daha fazla iş yapabildiğini belirten Hayes; mühendisler, muhasebeciler ve avukatların işten çıkarılmaya başlandığını söyledi.
İşten çıkarılan bu yüksek maaşlı kesimin (yıllık 250.000 dolar kazanan mühendisler gibi) mortgage, araç kredisi ve kredi kartı borçları olduğunu hatırlatan Hayes, bu durumun bankacılık sistemi üzerinde ciddi bir deflasyonist baskı yaratacağını ekledi.
Bitcoin’i dünyanın “likidite duman dedektörü” olarak tanımlayan ünlü yatırımcı, merkez bankalarının yapay zekanın yarattığı bu deflasyonist etkiyi dengeleyecek kadar para basmadığını, bu yüzden Bitcoin’in 100.000 dolar seviyesini kalıcı olarak aşmakta zorlandığını ifade etti.
Hayes, Bitcoin’in yeniden rekor kırması için sistemin bir noktada tıkanması gerektiğini savunuyor. Yazılımcıların ve orta kademe yöneticilerin işsiz kalmasıyla tetiklenecek bir finansal felaketin, merkez bankalarını yeniden “dev devasa para basma” sürecine iteceğini, Bitcoin’in asıl yükselişinin o zaman başlayacağını öngörüyor.
*Yatırım tavsiyesi değildir.