Küresel likidite üzerine çalışmalarıyla tanınan CrossBorder Capital CEO’su Michael Howell, FED’in olası faiz artışının Bitcoin için genel kanının aksine olumsuz olmak zorunda olmadığını savundu. Howell’a göre modern finansal sistemde belirleyici unsur politika faizinin seviyesi değil, borçların çevrilebilmesi için gerekli likiditenin korunması ve repo ile teminat piyasalarının istikrarlı kalması.
Howell, küresel finansal sistemin son yıllarda önemli ölçüde değiştiğini ve sermaye piyasalarının yeni yatırımları finanse eden yapılardan giderek daha fazla mevcut borçların yeniden finanse edildiği mekanizmalara dönüştüğünü söyledi. Howell’ın hesaplamasına göre küresel sermaye piyasalarındaki birincil işlemlerin yaklaşık yüzde 80’i artık borç refinansmanıyla bağlantılı. Bu nedenle sistemin istikrarında faiz maliyetinden ziyade finans kuruluşlarının borç vermeye devam edebilmesini sağlayan bilanço kapasitesi ve likidite öne çıkıyor.
Ünlü analiste göre bu yapı, faiz artışlarının geçmiştekiyle aynı ekonomik etkiyi yaratmamasına yol açıyor. ABD hükümetinin çok büyük bir net borçlu haline geldiğine dikkat çeken Howell, faizler yükseldiğinde hükümetin tahvil sahiplerine daha fazla faiz ödemesi yaptığını ve böylece özel sektöre daha fazla nakit aktardığını söyledi. Howell, bu mekanizmanın faiz artışının geleneksel olarak düşünüldüğü gibi yalnızca sıkılaştırıcı değil, belirli koşullarda teşvik edici bir etki yaratabileceğini savundu.
Howell, “ABD’de faiz oranlarını artırırsanız aslında özel sektöre daha fazla nakit veriyorsunuz. Bu bir daralma değil, teşvik” değerlendirmesinde bulundu. Analiste göre 25 baz puanlık bir FED faiz artışı kısa vadeli tahvil piyasasının beklentilerini karşılayabilir, uzun vadeli tahvillerin güçlenmesine, getirilerin gerilemesine ve tahvil piyasasındaki volatilitenin azalmasına yardımcı olabilir.
Bitcoin açısından asıl kritik noktanın ise sistemde tutulması gereken likidite olduğunu belirten Howell, ABD’nin borçlanmasını giderek daha fazla kısa vadeli Hazine bonolarına kaydırmasının bankaların bilançosunu ve para arzını büyüttüğünü savundu. Howell bu süreci “parasal enflasyon” olarak tanımlıyor ve altın ile kripto paraların bu ortamdan yararlanan başlıca varlıklar arasında bulunduğunu düşünüyor.
Howell, geçmiş verilerde Bitcoin, Ethereum , altın ve gümüş gibi varlıkların küresel likidite artışlarına karşı oldukça hassas olduğunu söyledi. Özellikle Bitcoin’in likiditedeki genişlemeye karşı yüksek tepki verdiğini belirten analist, merkez bankalarının finansal sistemde bir borç çevirme krizi yaşanması halinde piyasaya yeniden likidite sağlamak zorunda kalacağını ifade etti. Howell’a göre geçmişte 2008 küresel finansal krizi ve Covid döneminde görüldüğü gibi, merkez bankalarının sistemi desteklemek için para arzını artırması altın, gümüş ve kripto paralarda güçlü fiyat hareketleri yaratabiliyor.
Howell ayrıca, ABD’nin yüksek kamu borcu nedeniyle kısa vadeli borçlanmayı sürdürmek ve finansal sistemde yeterli likiditeyi korumak zorunda olduğunu düşünüyor. Bu nedenle olası bir faiz artışının ardından bile likidite koşullarının destekleyici kalabileceğini savunan analist, Bitcoin ve altındaki son yükselişlerin de piyasanın bu durumu fiyatlamaya başlamasıyla bağlantılı olabileceğini söyledi.
FED’in bir sonraki toplantıda politika faizini 25 baz puan artırması halinde uzun vadeli tahvil piyasasının yükselebileceğini belirten Howell, böyle bir senaryonun piyasaların beklediğinin aksine finansal koşullar açısından olumlu sonuç verebileceğini dile getirdi. Howell’a göre Bitcoin açısından izlenmesi gereken temel değişken faiz kararının kendisinden çok, karar sonrasında küresel likiditenin, para arzının ve repo piyasalarının nasıl hareket edeceği olacak.




