Tanınmış kripto para analisti Benjamin Cowen, ABD’den gelen son enflasyon verilerini ve bu verilerin Bitcoin (BTC) üzerindeki olası makroekonomik etkilerini değerlendirdi.
ABD ekonomisine dair açıklanan son verilerde, Haziran ayı PCE Fiyat Endeksi’nin aylık bazda %0,1 düşüş göstermesi ve çekirdek PCE’nin yıllık %0,1 artışla sınırlı kalması piyasalarca olumlu karşılandı. Yıllık %1,5 oranında büyüyen ABD GSYH’si ve 197 bin seviyesinde gerçekleşen düşük haftalık işsizlik maaşı başvuruları, ekonominin direncini koruduğunu gösterdi. Açıklanan rakamların ardından Bitcoin fiyatı hızlı bir çöküş yaşamak yerine yatay ve dirençli seyrini sürdürdü.
Ancak makroekonomik tablonun görünmeyen kısmına dikkat çeken Benjamin Cowen, FED’in faiz kararlarındaki iç ayrışmalara odaklandı. FED’in mevcut faiz oranlarını sabit tutmasına rağmen FOMC kurulundaki üç üyenin faiz artışı yönünde oy kullanması, parasal sıkılaşmanın henüz sona ermediğine işaret ediyor. Cowen, 2 yıllık ABD tahvil getirileri ile FED politika faizi arasındaki ilişkiye değinerek, tahvil getirilerinin faiz oranının üzerine çıkmasının piyasadaki kısıtlayıcı para politikası etkisini zayıflattığını belirtti. İş gücü piyasasının yeniden ısınması durumunda enflasyonist baskıların tekrar baş gösterebileceğini ifade eden Cowen, FED’in bu yılın ikinci yarısında veya Eylül ayında sürpriz bir faiz artışına gitme ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu savundu.
Faiz indirim beklentisinin hakim olduğu bir dönemde gelebilecek olası bir faiz artışının yatırımcılar üzerinde soğuk duş etkisi yaratacağını belirten analist, bu durumun riskli varlıklardan kaçışı hızlandırabileceğini söyledi. Bitcoin’in fiyat döngülerine ilişkin beklentilerini de paylaşan Cowen, piyasadaki dip seviyenin henüz görülmemiş olabileceğini ve tarihsel şablonlara bakıldığında Bitcoin’in gerçek dip seviyesini yılın dördüncü çeyreğinde (Q4) bulmasının en olası senaryo olduğunu ifade etti.
*Yatırım tavsiyesi değildir.




