Kripto HaberleriEkonomiKritik Olay Yaklaştı, Cuma Gününe Dikkat: Bu Yılın En Önemli FED Olayı...

Kritik Olay Yaklaştı, Cuma Gününe Dikkat: Bu Yılın En Önemli FED Olayı Olabilir

FED Başkanı Kevin Warsh, kısa bir süre sonra ABD ekonomisi ile ilgili önemli açıklamalarda bulunabileceği Jackson Hole zirvesine katılacak.

FED Başkanı Kevin Warsh, bu hafta Jackson Hole’da görev süresinin şimdiye kadarki en önemli konuşmalarından birini yapmaya hazırlanıyor. Piyasaların ve FED yetkililerinin yanıt aradığı temel soru ise net: ABD’de enflasyon tarifeler ve İran savaşı gibi geçici şoklar nedeniyle mi yüksek kalıyor, yoksa ekonomi talep açısından hâlâ fazla mı güçlü?

Bu sorunun yanıtı, FED’in önümüzdeki dönemde faiz artırıp artırmayacağını belirleyebilir. FED içerisinde görüş ayrılıkları giderek belirginleşirken, geçen ay üç yetkili faiz artışı yönünde oy kullandı. Bazı diğer yetkililer de gerektiğinde bu gruba katılabileceklerinin sinyalini verdi. Warsh ise daha az iletişim kurmayı temel alan yeni yaklaşımı nedeniyle kendi görüşünü şimdiye kadar açık biçimde ortaya koymadı.

Chicago Üniversitesi ekonomistlerinden Anil Kashyap, Warsh’ın artık bir argüman ortaya koymasının beklendiğini belirterek, “Bunu yapana kadar komiteyi arkasında toplaması zor olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Jackson Hole Konuşmasında Enflasyon Mesajları Takip Edilecek

Warsh’ın Cuma günü Kansas City FED’in Wyoming eyaletindeki yıllık Jackson Hole konferansında yapacağı konuşmada yatırımcılar özellikle ekonomiyi nasıl değerlendirdiğine ve hangi koşullar altında para politikasını sıkılaştıracağına ilişkin ipuçları arayacak.

Warsh’ın devraldığı ekonomik görünüm iki farklı şekilde yorumlanabiliyor ve bu iki senaryo para politikası açısından tamamen farklı sonuçlara işaret ediyor.

İlk senaryoya göre enflasyon, gümrük vergileri ve İran savaşının enerji piyasalarında yarattığı bozulmalar gibi birbiri ardına gelen geçici şoklar nedeniyle bir yılı aşkın süredir FED’in hedefinin üzerinde bulunuyor. Bu görüşe göre merkez bankasının söz konusu şoklara faiz artırarak tepki vermesine gerek olmayabilir. Şokların etkisinin ortadan kalkmasıyla enflasyonun kendiliğinden gerilemesi beklenebilir.

İkinci senaryoda ise bu gelişmeler, ekonomideki daha derin dengesizlikleri gizliyor. Talebin arzdan daha hızlı büyümesi şirketlerin fiyat artışlarını kalıcı hale getirmesine olanak sağlıyorsa, enflasyonun kendi kendine düşmesi beklenemez ve FED’in faiz artırması gerekebilir.

Son iki ayda açıklanan daha ılımlı enflasyon verileri, FED’in eylül toplantısında faiz artırmasına yönelik baskıyı şimdilik azalttı. Ancak mevcut faiz seviyesinin enflasyonu sürdürülebilir şekilde aşağı çekmek için yeterince kısıtlayıcı olup olmadığı hâlâ belirsiz.

İran savaşı, yeni tarifeler ve yapay zeka yatırımlarındaki büyük artışın fiyatlar üzerinde uzun süreli yukarı yönlü baskı oluşturabileceğinden endişe ediliyor.

Warsh daha önce FED’in düşük enflasyon sağlama konusundaki temel görevinde başarısız olduğunu savunmuş ve kurumu yeniden şekillendirme sözü vermişti. Ancak bu yaklaşımın uygulanabilmesi için enflasyonun neden yüksek kaldığı konusunda net bir teşhis gerekiyor.

ABD’de enflasyon yaklaşık yüzde 7 seviyelerinden yüzde 3’ün altına gerilemesine rağmen daha sonra yeniden yükseldi ve düşüş eğilimi durdu. Enflasyon beş yılı aşkın süredir FED’in yüzde 2 hedefinin üzerinde seyrediyor.

FED yetkilileri mevcut yaklaşık yüzde 3,6 seviyesindeki politika faizinin ekonomiyi yavaşlatmak ve enflasyonu aşağı çekmek için yeterince yüksek olup olmadığı konusunda da hemfikir değil.

Şahin kanatta yer alan yetkililer güçlü tüketici harcamalarını, yapay zeka yatırımlarındaki patlamayı ve iş gücü ile kredi talebinin sağlam kalmasını gerekçe göstererek daha fazla parasal sıkılaştırma istiyor. Bu gruba göre FED artık enflasyonu hedefe doğru indirecek güvenilir bir plana sahip olduğunu söylemekte zorlanıyor.

Diğer yetkililer ise fiyat baskılarının zamanla kendiliğinden zayıflayabileceğini düşünüyor. Richmond FED Başkanı Tom Barkin, geçen ay yaptığı değerlendirmede tüketicilere satış yapan şirketlerin fiyat artışlarını kalıcı hale getirme konusunda oldukça karamsar olduklarını söylemişti. Barkin’e göre tüketiciler daha ucuz ürünlere yöneliyor veya büyük harcamalarını erteliyor.

Warsh’ın Sessiz İletişim Stratejisi Tartışılıyor

Warsh’ın FED Başkanlığı döneminin en dikkat çekici özelliklerinden biri ise piyasalara daha az yönlendirme yapması oldu.

Warsh uzun süredir merkez bankacılarının gereğinden fazla konuştuğunu ve yayınlanan tahminlerin zamanla piyasalar tarafından taahhüt olarak algılandığını savunuyor. Ancak FED içinde görüş ayrılıklarının arttığı bir dönemde başkanın kendi görüşlerini paylaşmaması komiteyi yönetmesini zorlaştırabilir.

Geçen ay yapılan toplantıda Warsh’ın muhalif üyeleri ikna etmek için yoğun bir girişimde bulunmadığı ve bunun sonucunda üç FED yetkilisinin faiz artışı yönünde oy kullandığı belirtildi. Bu, yaklaşık on yılın en yüksek sayıda karşı oyu oldu.

Warsh’ın FED toplantılarında da ekonomik görünümü nasıl değerlendirdiğine ilişkin ayrıntılı bir çerçeve sunmadığı aktarılıyor.

Haziran toplantısı öncesinde Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), enflasyonun düşürülmesine yönelik kararlılığını vurgulayan daha güçlü bir politika metni kabul etmişti. Piyasalar bu değişikliği şahin olarak algıladı ve Eylül ayına kadar faiz artışı ihtimali önemli ölçüde yükseldi.

Uzun Vadeli Tahvil Faizleri 2007’den Beri En Yüksek Seviyeyi Gördü

Warsh’ın iletişim politikası temmuz toplantısı sonrasında daha fazla sorgulanmaya başladı. FED Başkanı, düzenlediği basın toplantısında mevcut faiz politikasının enflasyonu nasıl aşağı çekeceğine yönelik sorulara doğrudan yanıt vermedi.

SGH Macro Advisors ABD Başekonomisti Tim Duy, Warsh’ın açıklamalarının FED üyelerini ikna etmekte yetersiz kalabileceğini savundu.

Warsh konuşurken kısa vadeli tahvil getirileri gerilerken ABD’nin 30 yıllık tahvil faizi 2007’den bu yana en yüksek seviyesine çıktı. 30 yıllık mortgage faizi ise yaklaşık yüzde 6,75 ile yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

Piyasalardaki bu hareket, yatırımcıların FED’in kısa vadede bir miktar daha yüksek enflasyonu tolere edebileceğini ancak bunun ilerleyen dönemde daha yüksek faiz artışlarını gerekli hale getirebileceğini düşündüğüne işaret etti.

Warsh ise Temmuz toplantısı öncesinde tahvil getirilerindeki artışın finansal koşulları zaten sıkılaştırdığını ve bunun FED’in işinin bir bölümünü yaptığını savunmuştu.

FED Başkanı, merkez bankasının piyasalara sürekli yönlendirme yapmaması halinde finansal piyasalardaki fiyat hareketlerinden daha fazla bilgi elde edilebileceği görüşünde.

Bu nedenle cuma günü yapılacak Jackson Hole konuşması yalnızca kısa vadeli faiz beklentileri açısından değil, Warsh’ın başkanlığı altında FED’in para politikası iletişiminin nasıl şekilleneceğinin anlaşılması bakımından da kritik önem taşıyor.

*Yatırım tavsiyesi değildir.

Özel haberler, analizler ve on-chain verileri için Telegram grubumuzu, Twitter hesabımızı ve Youtube kanalımızı hemen takip edin! Ayrıca Android ve IOS Uygulamalarımızı indirerek canlı fiyat takibine hemen başlayın!
guest

0 Yorum
En Yeni
En Eski En Çok Oy Alan

Haftanın Popüler Yazıları

Popüler Blog Yazıları