Ethereum kurucusu Vitalik Buterin, Ethereum’un uzun vadeli güven gerektirmeyen (trustlessness) ve öz-egemenlik (self-sovereignty) hedeflerinin, protokolün basitliğine doğrudan bağlı olduğunu söyledi.
Buterin, protokolün zamanla aşırı karmaşık hale gelmesinin güvenliği ve dayanıklılığı zayıflattığını belirterek, Ethereum geliştirme sürecinde açık bir “sadeleştirme” ve “çöp toplama (garbage collection)” mekanizmasına ihtiyaç olduğunu söyledi.
Buterin’e göre bir protokol, ne kadar merkeziyetsiz olursa olsun; yüz binlerce satır kod, çok sayıda karmaşık kriptografik bağımlılık ve yalnızca dar bir uzman grubunun anlayabileceği bir yapıya sahipse, üç temel testi geçemiyor. Bunlar; gerçekten trustless olamaması, mevcut geliştirici ekipler ortadan kalktığında yeni ekiplerin sistemi sürdürememesi ve kullanıcıların protokolü tam anlamıyla “kendi sistemleri” olarak denetleyememesi. Ayrıca bu karmaşıklığın, protokol bileşenleri arasındaki etkileşimler nedeniyle güvenlik açıklarını da artırdığını ifade etti.
Ethereum’un gelişim sürecinde kısa vadeli işlevsellik kazanımları uğruna yeni özellikler eklenmesine fazla istekli olunmasının uzun vadede zararlı olabileceğini belirten Buterin, bu yaklaşımın yüz yıllık, kalıcı bir merkeziyetsiz altyapı hedefiyle çeliştiğini dile getirdi. Geriye dönük uyumluluğu koruma isteğinin eklemeleri teşvik ettiğini, ancak çıkarmaları zorlaştırdığını söyleyen Buterin, bu nedenle protokolün kaçınılmaz olarak “şiştiğini” savundu.
Bu duruma karşı çözüm olarak “sadeleştirme”yi üç temel ölçütle tanımladı. Bunlar; protokoldeki toplam kod satırını mümkün olduğunca azaltmak, gereksiz derecede karmaşık teknik bağımlılıklardan kaçınmak ve protokolün güvenebileceği daha fazla “değişmez kural” (invariant) eklemek. Örnek olarak, belirli Ethereum İyileştirme Önerileri’nin (EIP) istemci geliştirmeyi ve ölçeklenebilirliği önemli ölçüde kolaylaştırdığını hatırlattı.
Buterin, sadeleştirmenin hem kademeli hem de büyük ölçekli olabileceğini belirtti. Daha önce proof of work’ten (PoW) proof of stake’e (PoS) geçişi büyük bir “çöp toplama” hamlesi olarak nitelendiren Buterin, gelecekte “ince konsensüs” gibi çalışmalarla benzer kapsamlı temizliklerin yapılabileceğini söyledi. Ayrıca karmaşık ancak az kullanılan bazı özelliklerin zorunlu protokol parçası olmaktan çıkarılıp akıllı sözleşmelere taşınabileceğini, böylece yeni istemci geliştiricilerin bu yükten kurtulacağını ifade etti.
Uzun vadede Ethereum’daki değişim hızının yavaşlaması gerektiğini savunan Buterin, ilk on beş yılı “deneme ve keşif dönemi” olarak tanımladı. Bu süreçte işe yaramayan veya sınırlı fayda sağlayan unsurların protokol üzerinde kalıcı bir yük haline gelmemesi gerektiğini belirten Buterin, ETH’nin geleceğinin daha sade, daha anlaşılır ve daha dayanıklı bir yapıya evrilmesine bağlı olduğunu savundu.
*Yatırım tavsiyesi değildir.




