Küresel piyasalarda gözler 18 Mart’ta yapılacak olan FED toplantısına çevrilmiş durumda.
Tahmin piyasası Polymarket verilerine göre yatırımcılar, FED’in bu toplantıda faiz oranlarını değiştirmeyeceğine neredeyse kesin gözüyle bakıyor.
Polymarket’te işlem gören tahmin kontratlarına göre yatırımcıların %99’u FED’in Mart toplantısında faizleri sabit tutacağını öngörüyor. Platformdaki verilere göre faiz indirimi veya artırımı senaryolarına verilen olasılık ise oldukça düşük. 50 baz puan veya daha fazla faiz indirimi ihtimali %1’in altında, 25 baz puanlık indirim ihtimali ise yaklaşık %1 seviyesinde fiyatlanıyor. Benzer şekilde 25 baz puan veya daha fazla faiz artışı olasılığı da %1’in altında kalıyor.
FED’in karar sürecini zorlaştıran önemli faktörlerden biri ise son dönemde yükselen enerji fiyatları oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile yaşanan gerilim nedeniyle başlattığı savaşın ardından petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkması, enflasyon görünümüne yönelik riskleri artırdı. FED zaten enflasyonu %2 hedefi seviyesine indirmekte zorlanırken, kalıcı yüksek enerji fiyatları bu süreci daha da karmaşık hale getirebilir.
Öte yandan ekonomik büyüme ve istihdam görünümü de FED’in kararlarını etkileyen bir diğer önemli unsur. İş gücü piyasasında kırılganlık sinyalleri artarken, ekonomideki yavaşlama ihtimali faiz indirimi baskısını güçlendirebilir. Ancak aynı anda yükselen enerji maliyetleri enflasyonist baskıları artırdığı için FED’in iki zıt risk arasında denge kurması gerekiyor.
UBS ekonomisti ve eski FED yetkilisi Alan Detmeister, merkez bankalarının bu tür arz şoklarına nasıl tepki vereceğinin her zaman zor olduğunu belirtiyor. Detmeister’a göre bir yandan yükselen enflasyon faiz artırımı gerektirebilirken, diğer yandan ekonomik aktivitenin zayıflaması ve işsizliğin artması faiz indirimi ihtiyacını doğurabilir.
*Yatırım tavsiyesi değildir.





