Analist Açıkladı: “Bu Olay, Ethereum İçin Boğayı Ateşleyebilecek Gizli Senaryo Olabilir!”

Kripto para sektöründe stablecoin düzenlemeleri etrafındaki tartışmalar sürerken, GENIUS Act etrafında oluşan “faiz” polemiği yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

Valmont Group kurucusu Milana Valmont, stablecoin’lere faiz ödenmesinin yasaklanmasının uzun vadede Ethereum için yapısal bir yükseliş senaryosu oluşturabileceğini savundu.

ABD’de Kongre gündeminde ilerleyen yasa tasarısı, stablecoin sahiplerine faiz ödenip ödenmeyeceği ve bankaların Hazine bonosu getirilerini kullanıcılara yansıtıp yansıtamayacağı gibi başlıklarda yoğun tartışmalara sahne oluyor. Valmont’a göre ise bu tartışmanın kendisi bile stablecoin’lerin artık bir “kripto deneyi” olmaktan çıktığını ve ABD finansal altyapısının merkezine yerleştiğini gösteriyor. Hazine yetkililerinin trilyonlarca doların zincir üstüne taşınmasını açıkça konuşmasının, sistemik bir dönüşümün işareti olduğunu belirtiyor.

Valmont’un dikkat çektiği temel nokta, stablecoin’lerin yasal olarak faiz ödeyememesi halinde sermayenin atıl kalmayacağı. Valmont’a göre sermaye “su gibi” en yüksek getirinin olduğu yere akacak. Eğer dijital dolarlar %0 getiriye mahkûm edilirse, trilyonlarca dolarlık fon bankalarda pasif şekilde beklemek yerine merkeziyetsiz finans (DeFi) protokollerine kayabilir. Bu durumda Ethereum yalnızca bir ödeme altyapısı değil, 7/24 çalışan küresel ve egemen bir sermaye piyasası olarak konumlanabilir.

Bu senaryoda değer yakalama mekanizmasının merkezinde ETH bulunuyor. Ethereum ağındaki her stablecoin transferi, her tokenize varlık ve her DeFi uygulaması ETH ile işliyor. İşlem ücretleri ve yakım mekanizması sayesinde ağ üzerindeki aktivite arttıkça ETH arzı daralabiliyor. Valmont’a göre trilyonlarca dolarlık stablecoin hacminin Ethereum’un mutabakat katmanında dönmesi, ETH’yi “dijital yakıt” olarak daha kritik hale getirecek.

Valmont ayrıca yapay zekâ destekli finansal ajanların devreye girmesiyle sürecin hızlanabileceğini savunuyor. Yeni nesil standartlar ve zincir üstü kimlik çözümleri sayesinde, otonom yazılım ajanlarının faiz farklarını milisaniyeler içinde tespit ederek sermayeyi örneğin Aave gibi protokollere yönlendirebileceğini belirtiyor. %0 getiri sunan stablecoin’ler ile DeFi’deki pozitif faiz arasındaki makasın, makine hızında arbitraj fırsatları doğurabileceğini ifade ediyor.

Kurumsal tarafta ise Katman 2 (L2) çözümleri öne çıkıyor. Valmont, bankalar ve fintech şirketlerinin tek bir zincirde faaliyet göstermek yerine Ethereum’un üzerine inşa edilen özelleştirilebilir L2 ağlarını tercih ettiğini belirtiyor. Bu model sayesinde kurumlar kendi uyum ve düzenleyici çerçevelerini korurken, ana ağın güvenliğinden faydalanabiliyor. Geçmişte “ağlar ağı” vizyonunun farklı projeler tarafından denendiğini ancak likidite ve güvenlik parçalanması nedeniyle küresel sermayeyi çekmekte zorlandığını hatırlatan Valmont, Ethereum’un bu sorunu daha entegre bir mimariyle çözdüğünü savunuyor.

Sonuç olarak Valmont’a göre tartışma yalnızca stablecoin faizine indirgenmemeli. Stablecoin’ler faiz ödesin ya da ödemesin, ölçek büyüdükçe Ethereum üzerindeki işlem hacmi artacak. Artan aktivite daha fazla ETH yakımı ve daha sıkı arz anlamına gelebilir.

*Yatırım tavsiyesi değildir.

Özel haberler, analizler ve on-chain verileri için Telegram grubumuzu, Twitter hesabımızı ve Youtube kanalımızı hemen takip edin! Ayrıca Android ve IOS Uygulamalarımızı indirerek canlı fiyat takibine hemen başlayın!