ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşı nedeniyle hızla yükselen petrol fiyatlarını kontrol altına almak için bir dizi acil seçeneği değerlendirmeye hazırlanıyor.
Konuya yakın iki kaynağın verdiği bilgilere göre Trump yönetimi, ham petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkmasının ardından enerji piyasalarına müdahale edebilecek çeşitli politika araçlarını bugün itibarıyla masaya yatırabilir.
Petrol fiyatlarındaki sert yükselişin arkasında, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından Orta Doğu’daki enerji akışının ciddi şekilde sekteye uğraması yer alıyor. Küresel petrol fiyatları son günlerde varil başına 119 dolara kadar çıkarak 2022 ortasından bu yana görülen en yüksek seviyelere ulaştı. Bu artış, benzin ve diğer yakıt fiyatlarının da hızla yükselmesine yol açtı.
Beyaz Saray’ın üzerinde durduğu seçenekler arasında, G7 ülkeleriyle koordineli şekilde stratejik petrol rezervlerinden ortak bir satış yapılması bulunuyor. ABD yetkililerinin, G7 üyeleriyle bu konuda görüşmeler yürüttüğü belirtiliyor. Bunun yanı sıra ABD’nin petrol ihracatını sınırlaması, petrol vadeli işlem piyasalarına müdahale edilmesi, bazı federal yakıt vergilerinin geçici olarak kaldırılması ve Jones Act kapsamında yalnızca ABD bayraklı gemilerin yakıt taşımak zorunda olduğu düzenlemelerin geçici olarak gevşetilmesi de değerlendirilen diğer seçenekler arasında.
Beyaz Saray sözcüsü Taylor Rogers yaptığı açıklamada, yönetimin enerji piyasalarındaki istikrarı korumayı başkanın en önemli önceliklerinden biri olarak gördüğünü belirtti. Rogers, ABD yönetiminin İran’a yönelik operasyonlara verdiği isim olan “Operation Epic Fury” başlamadan önce de enerji piyasalarını istikrarlı tutmak için planlar hazırladığını ve tüm seçeneklerin incelenmeye devam ettiğini söyledi.
Ancak analistler, Washington’ın elindeki politika araçlarının küresel petrol piyasalarını kısa vadede sınırlı ölçüde etkileyebileceğini düşünüyor. Bunun temel nedeni ise dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı üzerinden tanker trafiğinin savaş nedeniyle ciddi biçimde aksaması. Uzmanlara göre bu kritik boğazdaki akış yeniden sağlanmadıkça petrol fiyatları üzerindeki baskının sürmesi muhtemel.
Enerji piyasalarındaki bu dalgalanma, Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde Trump yönetimi için siyasi açıdan hassas bir döneme denk geliyor. Cumhuriyetçilerin Kongre’deki kontrolünü korumayı hedeflediği seçimler öncesinde yakıt fiyatlarındaki artışın ABD’de tüketici harcamaları ve ulaşım maliyetleri üzerinden enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği değerlendiriliyor.
*Yatırım tavsiyesi değildir.





