Ethereum kurucu ortağı Vitalik Buterin, Çin’de yapılan yeni bir röportajda geliştiricilerin inşa etmesini en çok istediği uygulamaların başında Merkeziyetsiz Sosyal (DeSoc) çözümlerinin geldiğini, ikinci sırada ise “daha akıllı” DAO’ların yer aldığını söyledi.
Buterin, uygulama katmanında bu hedeflerden uzaklaşma gördüğünü; sektördeki enerji ve sermayenin önemli bir kısmının “toplumsal değer” üretmeyen ürünlere kaydığına dikkat çekti.
Röportajda Buterin, mevcut motivasyonunu üç “aciliyet” başlığında topladı: Kripto paraların bir “kıyamet senaryosuna” sürüklenerek %100 spekülasyona dönüşmesini engellemek, Ethereum teknolojisini daha ileri taşımak ve geleceğin merkezi yapılar tarafından kontrol edilen yapay zekâ düzenine teslim olmasını önlemek. Buterin’e göre kripto para ekosistemi başarısız olursa, teknoloji dünyasında merkezi yapay zekânın belirleyici hale gelmesi riski artacak; bu yüzden kripto, “açıklık ve özgürlüğü” korumada bir savunma hattı işlevi görebilir.
Buterin, son bir yılda Ethereum’un ölçeklenme tarafında ciddi ilerleme kaydettiğini (ör. gas kapasitesindeki artış, zkEVM’in sahaya inişi, cüzdan deneyimindeki iyileşmeler) belirtirken, asıl kaygısının uygulama katmanında yoğunlaştığını söyledi: Çok sayıda uygulama yapılmasına rağmen, bunların önemli bir bölümünün “gerçek sosyal anlam” taşımaması halinde merkeziyetsiz teknolojinin “oyuncak ya da kumarhane” benzeri ürünlere indirgenebileceğini söyledi.
Buterin, uygulama katmanındaki bu yön değişimini memecoin patlamasıyla örneklendirdi. Röportajda, 2025’in başlarında Donald Trump’ın da bir memecoin çıkarmasını “sektörün geldiği noktanın” işareti olarak yorumladı; ardından ikinci bir tokenin (MELANIA) gündeme gelmesiyle ilk tokenin (TRUMP) “fiilen önemsizleştiğini” savundu.
Politik figürlerle ilişkilendirilen memecoin’lerin hızlı yükseliş ve sert düşüşleri, piyasa güveni ve itibar tartışmalarını da büyütmüştü.
Buterin’e göre DeSoc tarafında temel ihtiyaç, kullanıcıları tek bir platforma kilitlemeyen; taşınabilirlik ve gerçek sahiplik sunan sosyal ağlar. DAO’larda ise “token oylaması yapıp geçmek” yerine, organizasyon hedefiyle uyumlu yönetişim tasarımlarının daha derin düşünülmesi ve daha fazla deney yapılması gerektiğini belirtti.
*Yatırım tavsiyesi değildir.




