Kripto para analiz şirketi Alphractal, merkeziyetsiz türev borsası Hyperliquid ve yerel tokeni HYPE hakkında yayımladığı kapsamlı değerlendirmede, platformun teknik mimarisi ve büyüme verilerinin sektörde önemli bir kırılmaya işaret ettiğini belirtti.
Rapora göre Hyperliquid, klasik AMM tabanlı DEX modellerinden ayrışarak tamamen zincir içi çalışan deterministik emir defteri yapısıyla merkezi borsalara yakın performans sunarken, kullanıcıların varlık kontrolünü ellerinde tutmasını sağlıyor.
Başlangıçta perpetual işlemler için geliştirilen Hyperliquid, zaman içinde spot işlemler, otomatik vault sistemleri, profesyonel API altyapısı ve sentetik/tokenleştirilmiş varlıklar gibi geniş bir ürün ekosistemine ulaştı. Platformun en dikkat çekici özelliği ise emirlerin zincir üzerinde oluşturulup iptal edilmesi ve eşleştirme sürecinin doğrudan blockchain içinde gerçekleşmesi. AMM kullanılmaması ve harici sequencer ya da rollup sistemlerine bağımlılık olmaması, Hyperliquid’i teknik açıdan birçok DEX’ten ayrıştırıyor.
Alphractal’e göre sistem, güvenlik ve performans dengesini hibrit bir yapı sayesinde sağlıyor. İşlem sıralaması ve kesin mutabakat tamamen zincir üzerinde gerçekleştirilirken, performans açısından kritik bazı bileşenler optimize edilmiş off-chain süreçlerle destekleniyor. Blockchain, deterministik bir “çoğaltılmış durum makinesi” olarak çalışıyor; yani tüm validator’lar aynı işlem mantığını yürütüyor ve konsensüs mekanizması sayesinde ağ genelinde tek bir küresel işlem sırası korunuyor. HyperBFT adı verilen konsensüs algoritması, hem hızlı kesinlik sağlıyor hem de kötü niyetli ya da arızalı node’lara rağmen ağın tutarlı çalışmasını garanti altına alıyor.
Raporda Hyperliquid’in büyümesi TVL verileri üzerinden de analiz edildi. Dolar bazlı TVL ile HYPE fiyatının paralel görünmesinin spekülatif bir yanılgı oluşturabileceği belirtilirken, token miktarı bazlı analiz daha net bir tablo ortaya koydu. Kilitli HYPE miktarı Temmuz 2025’e kadar güçlü bir artış sergiledi ve sonrasında yaklaşık 50 milyon HYPE seviyesinde dengelendi. Bu durum, altyapı ve EVM tabanlı genişlemenin 2025 ortasına kadar agresif biçimde büyüdüğünü, ardından daha olgun bir faza geçildiğini gösteriyor.
Kullanıcı büyümesi tarafında da dikkat çekici bir ivme söz konusu. Platform bugün yaklaşık 60 bin günlük aktif kullanıcıya ulaşmış durumda. Yeni kullanıcı kazanım hızının 2023 ortasından 2026 başına kadar kademeli biçimde katlanarak arttığı, özellikle 29 Kasım 2024’te gerçekleştirilen HYPE airdrop’unun büyümeyi önemli ölçüde hızlandırdığı belirtiliyor. Günlük ortalama yeni kullanıcı sayısı ilk dönemde yüzlü seviyelerdeyken, son dönemde binli seviyelere ulaşmış durumda.
İşlem hacmi karşılaştırmaları da Hyperliquid’in rekabet gücünü ortaya koyuyor. Vadeli işlemler tarafında günlük 2,71 milyar dolarlık hacim üreten platform, Kraken, Deribit ve Crypto.com gibi orta ölçekli merkezi borsaları geride bırakmış durumda. Bununla birlikte Binance, OKX ve Bybit gibi sektör devlerinin hâlâ önemli ölçüde önünde olduğu görülüyor. Spot piyasada ise 58,6 milyon dolarlık hacim, DEX tarafı için kayda değer olsa da Coinbase gibi büyük oyuncuların gerisinde kalıyor.
Tokenomik açıdan bakıldığında Destek Fonu verileri dikkat çekiyor. Günlük ortalama 70 bin HYPE geri alımı gerçekleştiren fonun bakiyesi 2025 yılı içinde 15 milyon HYPE’ten 40 milyon HYPE’e yükseldi. Alphractal’e göre bu mekanizma, işlem gelirlerinin sistematik biçimde geri alımlara yönlendirilmesi sayesinde HYPE üzerinde sürdürülebilir bir deflasyonist baskı oluşturuyor.
Raporda, Hyperliquid’in teknik açıdan güçlü bir altyapı sunmasına rağmen risklerin tamamen ortadan kalkmadığı da belirtildi. 2025 sonundaki fiyat manipülasyonu olayları, gelişmekte olan blockchain ekosistemlerinde sistemik risklerin devam ettiğini gösterdi. Buna karşın Alphractal, altyapının büyük ölçüde tamamlanmış olması ve üçüncü taraf uygulamaların EVM üzerinden genişleyebilmesi sayesinde uzun vadeli perspektifin güçlü kaldığını belirtiyor. 2026 yılının spekülasyon ağırlıklı geçebileceği ifade edilse de, hem HYPE tokeni hem de Hyperliquid ekosistemi merkeziyetsiz finansın olgunlaşma sürecinde önemli bir alternatif olarak konumlanıyor.
*Yatırım tavsiyesi değildir.





