Bir ayı aşkın süredir devam eden ABD-İran savaşında geçici de olsa nihayet bir sonuca varıldı.
Buna göre, ABD ve İran’ gece saatlerinde 2 haftalık ateşkes anlaşması yaptığını açıkladı. Bu iki haftalık anlaşma brent petrolü 110 dolardan 94 dolara indirirken, diğer varlıklar yükseldi.
Buna karlılık altın, gümüş ve Bitcoin birlikte yükselirken, BTC fiyatı 71 bin doların üzerine çıktı.
Donald Trump ateşkes sonrası yaptığı açıklamada İran’ın da bu anlaşması istediğini belirterek, dünya barışı için önemli bir adım olduğunu belirtti.
İki ülke arasındaki anlaşma Bitcoin’de beklenen yükselişi getirse de bir analist bu anlaşmanın uzun vadeli yükselişe dönüşmesi için yeterli olmadığını belirtiyor.
Yükseliş İçin Yeterli Değil!
The Block’a konuşan LVRG analisti Nick Ruck, ABD-İran savaşıyla ilgili olası bir çözümün piyasa duyarlılığını artırdığını ancak Bitcoin’deki uzun vadeli bir yükseliş için yeterli olmayacağını söyledi.
“Başkan Trump’ın İran’a yönelik saldırılara iki haftalık ara verme kararı jeopolitik gerilimleri azalttı. Petrol fiyatları düşerken, küresel risk iştahını yeniden arttı. Bu da riskli varlıklarda keskin bir rahatlama rallisine yol açtı.
Ancak iki haftalık ateşkes Bitcoin’deki mevcut yükselişi uzun vadeli bir boğa piyasasına dönüştürmek için yeterli görünmüyor.”
Analist iki ülke arasındaki gerilimin tekrar artması, FED’in faiz indirimi yapmama ve enflasyonun artması gibi riski olduğunu belirterek, yükselişin ralliye dönüşmesi için daha çok katalizöre ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Aynı şekilde Zeus analisti Dominick John da kalıcı yükseliş için ateşkesin yeterli olmadığını daha fazla faktöre ihtiyaç olduğunu belirtti.
Bu noktada John, mevcut yükselişin kısa vadeli olduğunu ve sürdürülebilir bir boğa piyasasına dönüşmesi için sürekli likiditeye ihtiyaç olduğunu, faiz indirimleri ve yapısal ETF girişleri gerektiğini söyledi.
“Bitcoin ve kripto paraların yükselişi, faiz oranlarındaki baskılar ve riskten kaçınma akışlarını tetikleyen potansiyel jeopolitik gerilimler nedeniyle sınırlı kalmaya devam ediyor. Sürdürülebilir yükseliş istikrarlı likiditeye, istikrarlı makro koşullara ve bir sonraki dalgayı besleyecek şekilde uyumlu yapısal sermaye girişlerine bağlı olacaktır.”
*Yatırım tavsiyesi değildir.